ÇOCUKLARDA KANSIZLIK (ANEMİ)

 

         Tıbbi adıyla “anemi” yani kansızlık kırmızı kan hücre (alyuvarların)sayısının beraber veya ayrı olarak o yaşa uygun normal değerlerin altına düşmesi sonucu oluşan önemli bir sağlık sorunudur. Kansızlık çocukların gelişimi açısından ciddi bir soruna dönüşebilir. Normalmiş gibi görünen ve bazen çok da mühim görmediğimiz bazı problemler, çocuklarda kansızlık sorunu olduğunun habercisi olabiliyor. Ülkemizde 0-1 yaş arası çocukların neredeyse yarısında kansızlık sorunu görüldüğü saptanmıştır. Dikkat edilmez ve önlem alınmaz ise kansızlık tehlikeli boyutlara ulaşabilir. Çocukların gelişimini ve büyümesini de engelleyebilen kansızlık ile ilgili en çok merak edilen soruların yanıtları…

Çocuklarda (anemi) Kansızlık Belirtileri

    Kansızlık yazın bile üşümenize neden olabilir Toplumda oldukça yaygın olarak görülen kansızlığın; yorgunluk, egzersiz kapasitesinde kısıtlanma, hareket edildiğinde nefes nefese kalma ve kalp çarpıntısı gibi pek çok belirtisi vardır. Kansızlığın yaz-kış üşüme, el ve ayaklarda daima soğukluk hissi gibi şikâyetlere de neden olabilir.

anemi

Çocuklarda (anemi) Kansızlık Nedenleri

     Çocuklarda kansızlığın 3 ana nedeni vardır. Birincisi yapım azlığı, ikincisi yıkım fazlalığı, üçüncüsü de kan kaybıdır. Kansızlık sıklığı belirli yaş gruplarına ve nedene yönelik değişmekle birlikte ülkemizde büyük çoğunluğu 0-1 yaş grubunu içeren fizyolojik anemi dediğimiz kansızlık türü görülmektedir. Kansızlık demir alımında eksiklik, demir emiliminde azalma ve kanamalar neden olur.

Çocuklarda Kansızlık Tanısı Nasıl Konulur?

      Yapılan fizik muayene, hastanın doktora anlattıkları ve kan tahlilleri sonucu tanı konur. Alyuvarlar mikroskobik olarak incelenir. Kan hemoglobini, serum ferritin düzeyi, demir bağlama kapasitesine bakılır.

kansızlık

Çocuklarda Kansızlık Tedavisi Nasıl Yapılır?

     Demir eksikliği tedavisinde uygulanan yöntem ağızdan demir ilacı verilmesidir. 2 ay sonra hasta normale döner ancak demir depolarının doldurulması için uzun bir süre daha demir tedavisi uygulanır. Bu tedavi bir yıla kadar çıkabilir. Bebeklerde şurup ya da damla yoluyla ilaç verilir. Kansızlık sorunu olan hasta sürekli kan tahlili yaptırmalı mıdır? Kan tahlilleri hastanın genel durumu ve kansızlık tipine bağlı olarak istenir. İncelemeler tedavi sırasında düzenli olarak yapılmalı ve genellikle tedavinin kesilmesinden bir süre sonra da yinelenmelidir.

Doğru beslenmeyen kız çocuklarında kansızlık yaygındır

     Eğer risk faktörü varsa her yaşta ve her cinsiyette görülen kansızlık sorunu sağlıklı bebeklik, özellikle yeterli ve dengeli beslenmeyen ergen kız çocuklarında daha yaygın görülüyor. Kansızlık öncelikle iştahsızlık, solukluk, huzursuzluk ile kendisini belli ediyor ve kalp hızında artma, kabızlık, kilo kaybı, büyüme geriliği, davranış ve bilişsel fonksiyonlarda gerileme gibi tüm sistemleri etkileyen semptomlarla etkisini gösteriyor.

    Kansızlık tedavisinin nedene yönelik olması gerekir. Yapım azlığı içim farklı yıkım fazlalığı için farklı yaklaşımlar sergilenir, örneğin ülkemizde çok sık görüldüğü için demir eksikliği anemisinde bebeklere 3. ayından itibaren demir desteği sağlanır. Her yaş için en önemli olan ise dengeli ve doğru beslenmedir.

anemi

Kansızlığa karşı ilk 6 ay sadece anne sütü verilmeli

    Çocukların yaşlarına ve ihtiyaçlarına göre beslenmesi kansızlığı engeller. İlk 6 ay sadece anne sütü verilir. Eğer mümkün olamıyorsa demir içeren mamalar ile beslenme sağlanmalıdır. 6. aydan sonra ek gıdalara başlanır. Yaş ilerledikçe yeşil yapraklı sebze, baklagil, kırmızı ve beyaz et, karaciğer gibi demirden zengin besinler bulunmalıdır. Demir emilimini artıran portakal, domates, limon gibi C vitamini içeren gıdalar unutulmamalıdır.

Bebeklerde kansızlık göz kaymasına neden olabiliyor

    Aneminin bebeklik ve çocukluk çağında büyümeyi, motor ve mental fonksiyonları olumsuz etkileyebilir: demir, oksijenin taşınmasını sağlar ve beyinsel fonksiyonlarda da koenzim olarak görev alır. Bu sayede sinirsel işleyişe ufak da olsa katkıda bulunur. Demir eksikliğinin, motor ve duysal çalışmanın koordinasyonsuzluğu nedeniyle gözde oluşan içe kaymalarda rol oynayabileceğini düşünülüyor. Bir çok hekim gözleri içe kayan çocuklarda basit bir test olan kan testini yaptırıyor ki, çocuklar olacakları tedaviye daha iyi cevap versin ve tedavi süreci kısalsın.

Kansızlık problemi olan kişiler nasıl beslenmelidir?

     Kansızlık problemi olan kişilerin beslenmelerine dikkat etmesi çok önemlidir. Özellikle demir bakımından zengin besinleri tüketmeleri gerekir. Kırmızı et, kuru üzüm, pekmez, yeşil yapraklı sebzeler, kuru yemişler, pekmez, yulaf ve soya sütü kansızlığa iyi gelen yiyecekler arasındadır. Ancak et tüketimini abartmamak gerekir. Özellikle yetişkinler için aşırı kilo alımı ve kolesterol sorunlarıyla karşılaşılabilir. Bunun dışında demir emilimini bozacak bazı besinlerden de mümkün olduğunca uzak durulması, çay ve kahve tüketiminin sınırlandırılması önerilir.

anemi

Kahvaltı yapan öğrenciler daha başarılı!

    Kişinin temel ihtiyaçlarından birisi olan beslenme, büyüme, gelişme ve sağlığın korunmasındaki en önemli faktördür. Bunun için her bireyin doğumdan itibaren protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve minerallerden oluşan besin öğelerinden yaşına uygun bir şekilde, her gün yeterli ve dengeli olarak alması gerekir.

     Özellikle çocuklarda hızlı bir büyüme ve gelişmenin olduğu okul çağlarında yeterli ve dengeli beslenme, sağlıklı gelişim ve büyümenin devamlılığı, artan enerji ve besin öğeleri gereksinimin karşılanması yanında beslenmeye bağlı sağlık sorunlarının oluşmasının engellenmesi adına da önemlidir. Yanlış veya yetersiz beslenme alışkanlıkları zayıflık ya da şişmanlık, diş çürükleri, kansızlık, kemik bozuklukları ve iyot yetersizliği gibi önemli hastalıklara sebebiyet verebilir.

Kansızlığa karşı kahvaltı günün en önemli öğünüdür!

    Sabah okula yetişme telaşı, erken kalkma nedeniyle görülen iştahsızlık, aç hissetmeme, biraz daha fazla uyuyabilme, kilo vermeye çalışma veya tüketime hazır bir öğünün olmayışı gibi nedenler öğrenci ve öğretmenlerin kahvaltı öğününü atlayarak güne kahvaltısız başlamalarındaki belli başlı nedenlerdir. Ancak kahvaltı günün en uzun açlığı olan gece açlığını takip etmesi nedeniyle biten enerjinin tekrar alınabilmesini sağladığı için günün en önemli öğündür. Gece boyunca devam eden açlığın ardından kahvaltı öğününü atlamak, kan şekerinin düşmesine ve buna bağlı olarak yüksek şeker ve yağ içerikli besinleri yeme arzusunun doğmasına, öğrenme ve konsantrasyon kabiliyetinin azalmasına neden olur.

Glikoz beyin için tek enerji kaynağı!

       Kahvaltı, kan şekeri olarak bilinen glikoz için kaynak oluşturur. Glikoz beyin için en önemli ve tek enerji kaynağıdır ve bir depoya sahip değildir. Çocuk veya yetişkin her birey normal beyin fonksiyonları için yüksek oranda glikoza ihtiyaç duyar. Kahvaltı yapan öğrencilerin konsantrasyon ve öğrenme kabiliyetlerinin daha yüksek olduğu, anlama ve algılamalarının ve sonuçta da okul başarılarının daha iyi olduğu yapılan pek çok çalışmayla ortaya konmuştur. Kahvaltı yapan yetişkin bireylerde ise iş verimi ve gün içerisindeki performansın yapmayanlara oranla daha iyi olduğu tespit edilmiştir.

Yapılan araştırmalarda kahvaltı öğününü tüketen öğrencilerin;

  • Sınıf içerisindeki başarısının daha fazla olduğu,
  • Kavrama yeteneklerinin daha iyi olduğu,
  • Problem çözme gibi konularda daha başarılı olduğu,
  • Beslenme bozukluklarından oluşan hastalıklara daha az yakalandıkları,
  • Kilo kontrolünü daha iyi sağlayabildikleri belirtilmektedir.

kahvaltı

Kahvaltı alışkanlığı çocukluk döneminde oluşur!

     Çocukluk döneminde kazanılan alışkanlıklar yetişkinlik dönemindeki alışkanlıkların temelini oluşturduğu için kahvaltı yapma alışkanlığı edinmiş bir çocuk, öğrencilik hayatı boyunca bu alışkanlığını devam ettirme eğiliminde olacağından gelecekte sağlıklı bir yetişkin olarak hayatını devam ettirecektir. Yine kronik hastalıkların çoğu (şişmanlık, kalp damar hastalıkları, şeker hastalığı, yüksek tansiyon gibi) çocukluk çağı kökenli olduğu için, çocukluk yıllarında bu alışkanlığı edinmiş bir yetişkin daha o yıllardan kronik hastalıklara karşı bir önlem almış olacaktır.

     Bütün bunlardan yola çıkıldığında gün içerisinde sürekli ders dinleyen öğrencinin başarısında ve sürekli ders anlatan öğretmenin ders anlatabilme kabiliyeti ve performansında kahvaltının ne denli önemli olduğu gerçeği karşımıza çıkmaktadır.

Kansızlığa karşı kahvaltıda ne yenmeli?

      Kahvaltının içeriği bireyden bireye değişmekle beraber genel olarak karbonhidrat kaynağı olarak çavdar veya tam tahıllı ekmekleri, kahvaltılık gevrekleri, sebze ve meyveleri içeren, protein kaynağı olarak peynir, yumurta, süt ve yoğurdu içeren, yağ kaynağı olarak zeytin, ceviz, badem, fındık gibi besinleri içeren, doğal reçellerle veya pekmez gibi sağlıklı besinlerle zenginleştirilmiş bir menü tüketilmesi önerilir. Evde kahvaltı yapma seçeneği olmayanlar için hazırlanabilicek sandviç veya tost servis-araba ya da okula gidince yapılmak üzere hazırlanabilir. Poğaça, simit, açma gibi besinler, hamburger, cheeseburger gibi besinler kahvaltı seçeneği olarak tercih edilmemelidir.

      Okulda geçirilen süre uzundur ve kahvaltı öğünü gün boyu ihtiyaç duyulan enerjinin karşılanması için yetersiz kalır. Bu nedenle kahvaltı, ara öğünler ve tüketilen öğle yemeğiyle muhakkak desteklenmelidir. Ara öğünler için taze ve kuru meyveler, ceviz, badem, fındık gibi yağlı tohumlar, kutu sütler veya doğal meyve suları taşınma pratikliği olan besinlerdir. Ev yapımı kek veya kurabiye veya sebzeli-peynirli poğaçalar veya mini sandviçler de ara öğünler için tüketilebilecek alternatiflerdir. Kahvaltı ve ara öğün verilen okullarda ise mönülerin içeriği muhakkak aileler tarafından kontrol edilmelidir.

     Öğle yemeği için okul kantininden fast food besinlerin tüketimi yerine yemekhaneden veya evden götürülebilecek öğünler tercih edilmelidir. Okul kantininde satılan besinler arasına sağlıklı seçenekleri ekleyip (örneğin süt, ayran, meyve gibi) sağlıksız olanların kontrolünün sağlanmaya çalışılması yapılacak yiyecek seçimi içinde önemlidir. Okul yemekhanesinde sunulan yemeklerin ısı değerinin, sunumunun, temizliğinin ve içeriğinin uygun koşullarda olması kantinler yerine yemekhanelerin tercihinde rol oynayacaktır.

      Evden yemek götürürken bozulacak, kokacak ya da yerken hijyen sorunu yaşatabilecek yemeklerden kaçınılmalı, tahıllı ekmekler ile hazırlanmış sandviçler (içeriğine hergün farklı bir malzeme katarak bıkkınlık önlenmelidir), taze ve mevsiminde meyve-sebze, söğüş yenebilecek sebzeler, kutu süt-yoğurt ve ayranlar, katkısız meyve suları, kuru yemişler, kuru meyveler gibi besinler tercih edilmelidir.

Okul çağı çocuklarının %25’inde kansızlık problemi var

     Okul öncesi çocukların % 15-17’sinde beslenme bozukluğu, okul çağı çocuklarının % 25’den fazlasında kansızlık problemi bulunmakta, öğrencilerin beslenme alışkanlıkları incelendiğinde %40’ının sabah kahvaltısı yapmadığı görülmektedir. Bu durumda günün büyük çoğunluğunu okulda geçiren öğrencilere ve öğretmenlere okullarda verilecek sağlıklı beslenme eğitimleri ile yeterli ve dengeli beslenme bilinci kazandırılmaya çalışılmalı, okul yönetimlerince kantin ve yemekhanelerde sunulan besinlerle ilgili kontrol mekanizmaları oluşturulmalı ve ailelerin sağduyulu yaklaşımı ve örnek davranışlarıyla bu konuya destek olmaları gerekmektedir.

Kaynak: www.medikalakademi.com.tr

Kaydet

 3,102 total views,  2 views today

label, , , , , , , , , , ,

About the author

2008 Istanbul Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık lisans mezunudur. Yüksek lisansını 2012 yılında, Istanbul Kültür Üniversitesi Iletisim Sanatları alanında %100 burslu olarak tamamlamıştır. İFTİ 500 saat Aile ve Çift Terapisi eğitimini tamamlamıştır. Çocuk ve Ergenlerde Akılcı Duygucu Davranışçı Terapi eğitimi almıştır. Çocuk ve zeka gelişimi üzerine çeşitli çalışmaları vardır. Evli ve iki çocuk annesidir.

2 Comments

  1. Nasıl Yapılır 8 Ekim 2017 Reply
    • Vildan AslanAuthor 9 Ekim 2017 Reply

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir